İhracat Teslim Şekilleri Nedir? Dış Ticarette Teslim Kodları

İhracatta teslim şekillerini bilmeden teklif vermek, sözleşme yapmak veya navlun pazarlığı yapmak, gözleri bağlı satranç oynamaya benzer: hamle vardır ama risk nereye kadar sizde, nereye kadar alıcıda, belirsizdir. İşte bu noktada teslim şekilleri (Incoterms) devreye girer. Aşağıda “İhracat teslim şekilleri nedir, dış ticarette kullanılan teslim kodları ne anlama gelir, hangi durumda hangisi tercih edilir?” sorularını adım adım bulacaksınız.

Dış Ticarette Teslim Kodlarının Amacı ve Önemi (Incoterms Teslim Kuralları)

İhracat teslim şekilleri, Uluslararası Ticaret Odası tarafından yayımlanan ve dünya çapında kullanılan standart teslim kurallarıdır. Bu kurallar; malın hangi noktada alıcıya geçtiğini, hangi masraf ve risklerin satıcıya, hangilerinin alıcıya ait olduğunu açıkça tanımlar. Böylece “navlunu kim ödeyecek, sigortayı kim yaptıracak, gümrüğü kim takip edecek?” gibi konular sözleşmeye birkaç kod yazarak çözülebilir. Teslim şekillerinin ihracatçı açısından önemi:

  • Fiyatlandırma yaparken hangi masrafları üstlendiğini netleştirir.
  • Teklif, sözleşme, proforma ve faturada standart ifade kullanmayı sağlar.
  • Lojistik, sigorta ve gümrükleme planlamasını kolaylaştırır.
  • Riskin hangi noktada alıcıya geçtiğini gösterdiği için uyuşmazlıkları azaltır.
Teslim kodu seçerken sadece fiyatı değil; taşıma, sigorta ve gümrük sorumluluğunu da birlikte değerlendirmek gerekir.

İhracat Teslim Şekilleri: Dış Ticarette Teslim Kodları

Dış ticarette kullanılan teslim kodları, farklı ülkelerdeki tarafların aynı dili konuşmasını sağlayan standart bir referans sistemidir. Kodlar üç harften oluşur (EXW, FOB, CIF gibi) ve her biri maliyet, risk ve teslim noktasını tanımlar. Böylece hem sözleşmeler hem de proforma ve ticari faturalar, yoruma açık cümleler yerine herkesçe bilinen kısa kodlara dayanır. Teslim şekilleri ile dış ticaretteki kodları:

KodTeslim ŞekliKapsam
CFÖzel / şirket içi kodGenelde bazı firmalarda CFR yerine kısaltma olarak kullanılabiliyor; anlamı şirket prosedürüne göre tanımlanmalı.
CFRMal bedeli ve navlun (Cost and Freight)Satıcı, malı yükleme limanında gemiye yükler, risk bu noktada alıcıya geçer; buna rağmen varış limanına kadar deniz navlununu satıcı öder. Sigorta zorunlu değildir.
CIÖzel / şirket içi kodBazı işletmelerde CIF veya “Commercial Invoice” ile ilişkilendirilebilen iç kod olabilir; mutlaka firma içi tanımıyla birlikte kullanılmalı.
CIFMal bedeli, navlun ve sigorta (Cost, Insurance and Freight)Satıcı, CFR’de olduğu gibi navlunu öder ve ayrıca alıcı lehine asgari deniz sigortası yaptırır. Risk, mal gemiye yüklendiği anda alıcıya geçer.
CIPTaşıma ve sigorta ödenmiş teslim (Carriage and Insurance Paid To)Satıcı, varış yerine kadar taşıma ücretini ve geniş kapsamlı sigortayı öder. Risk, mallar ilk taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer.
CPTTaşıma ücreti ödenmiş teslim (Carriage Paid To)Satıcı, varış yerine kadar taşıma ücretini öder, ancak sigorta zorunlu değildir. Risk, ilk taşıyıcıya teslimde alıcıya geçer.
DAFSınırda teslim (Delivered At Frontier)Satıcı, malı sınır kapısına kadar getirir, sınırda teslim ederdi.
DAPBelirlenen yerde teslim (Delivered At Place)Satıcı, malı alıcının ülkesinde belirlenen varış noktasına kadar taşır, boşaltma ve ithalat gümrüğü alıcıya aittir.
DATTerminalde teslim (Delivered At Terminal)Satıcı, malı varış ülkesinde isimlendirilmiş bir terminalde boşaltılmış olarak teslim ederdi.
DDPVergisi ödenmiş teslim (Delivered Duty Paid)Satıcı, alıcının ülkesinde ithalat vergileri ve tüm resmi masraflar ödenmiş şekilde teslim yapar. Alıcı neredeyse hiç lojistik risk/masraf üstlenmez.
DDUGümrük resmi ödenmemiş teslim (Delivered Duty Unpaid)Satıcı, malı varış yerine kadar getirir, ancak ithalat vergileri ve gümrük resimleri ödenmemiş olurdu; bu kısım alıcıya ait sayılırdı.
DEQRıhtımda teslim (gümrük vergileri ödenmiş) – Delivered Ex QuaySatıcı, malı varış limanında rıhtımda, gümrük vergileri ödenmiş şekilde teslim ederdi.
DESGemide teslim – Delivered Ex ShipSatıcı, malı varış limanında gemide teslim ederdi; boşaltma ve gümrük alıcıya ait olurdu.
DPUBoşaltılmış yerde teslim (Delivered at Place Unloaded)Satıcı, malı alıcının ülkesinde belirlenen varış noktasında boşaltılmış şekilde teslim eder. DAP’tan farkı, boşaltma sorumluluğunun da satıcıda olmasıdır.
EXQÖzel / şirket içi kodMuhtemelen “Ex Quay / DEQ” veya firma içi başka bir anlamı karşılayan kod; mutlaka kendi prosedürünüzde tanımı bulunmalı.
EXSÖzel / şirket içi kodStandart Incoterms listesinde yer almaz; şirket içinde belirli bir “EX…” tipi teslimi ifade ediyor olabilir.
EXWFabrika/işyeri teslimi (Ex Works)Satıcı, malı kendi işyerinde hazır eder; yükleme, iç nakliye, ihracat gümrüğü, ana taşıma ve sigorta çoğunlukla alıcıya aittir. Satıcının yükümlülüğü en azdır.
FASGemi doğrultusunda teslim (Free Alongside Ship)Satıcı, malı yükleme limanında gemi rıhtımına kadar getirir; gemiye yükleme ve ana navlun alıcıya aittir.
FCATaşıyıcıya teslim (Free Carrier)Satıcı, malı kendi sahasında veya kararlaştırılan noktada taşıyıcıya teslim eder. Risk o noktada alıcıya geçer; ana taşıma bedelini alıcı öder.
FOAÖzel / şirket içi kodÇoğu zaman FOB ile karıştırılabilecek, şirket içi veya eski sistem kodu. Gerçek anlamı firma dokümanlarına göre belirlenmelidir.
FOBGemi güvertesinde teslim (Free On Board)Satıcı, malı yükleme limanında geminin güvertesinde teslim eder; bu noktadan sonra risk ve ana navlun alıcıya aittir.
FORVagon / demiryolu üzerinde teslim (Free On Rail)Tarihsel olarak demiryolu taşımalarında kullanılmış terim; modern Incoterms setleri içinde yer almaz.
FOTTaşıma aracına yüklenmiş teslim (Free On Truck / Free On Trailer)Yine eski uygulamalarda görülen, karayolu taşıtına yüklenmiş teslimi anlatan ifade; resmi Incoterms setinde standart kısaltma değildir.
XXXDiğerListede yer almayan, özel veya istisnai teslim biçimlerinin sisteme girilmesi için ayrılmış genel kod.
Satış teklifinden önce teslim şeklini finans, lojistik ve hukuk birimleriyle birlikte gözden geçirmek, olası riskleri masaya gelmeden fark etmenizi sağlar.

1. CF – Cost & Freight (Maliyet ve Navlun)

CF, çoğu firmanın kendi sisteminde CFR yerine kullandığı iç bir koddur; Incoterms’te resmi bir terim değildir ama pratikte “mal bedeli + varış limanına kadar navlun” anlamına gelir. Satıcı, gemi navlununu organize eder ve öder; alıcı ise deniz üzerindeki hasar ve kayıp riskini taşır. Bu nedenle dış yazışmalarda, yanlış anlamayı önlemek için CF yerine mümkün olduğunca CFR kullanmak daha güvenlidir. CF için notlar:

  • Resmî statü: Incoterms terimi değil, ERP / firma içi kod
  • Taşıma türü: Çoğunlukla denizyolu sevkiyatlarında kullanılır
  • Satıcı: Varış limanına kadar navlunu öder, ihracat gümrüğünü yapar
  • Alıcı: Gemide yola çıkıştan itibaren riski üstlenir, sigortayı genelde kendisi yapar
  • Öneri: Sözleşme, fatura ve akreditifte CF yerine CFR yazmak anlaşmazlığı azaltır

2. CFR – Cost and Freight (Maliyet ve Navlun)

CFR, denizyolu taşımacılığında kullanılan resmi bir Incoterms teslim şeklidir ve satıcının varış limanına kadar olan navlunu ödemesini, alıcının ise deniz üzerindeki riski üstlenmesini öngörür. Satıcı, malları yükleme limanında gemiye yükler; mal gemi güvertesini geçtiği andan itibaren hasar ve kayıp riski alıcıya geçer. Sigorta zorunlu değildir, alıcı isterse kendi sigortasını devreye sokar. CFR’de taraf yükümlülükleri:

KonuSatıcıAlıcı
İhracat gümrüğü
Yükleme limanına iç taşıma
Deniz navlunu (varış limanına kadar)
Deniz üzerindeki riskTeslim anına kadarGemide yola çıkıştan itibaren
SigortaZorunlu değilİsterse kendisi yaptırır

3. CI – Cost & Insurance (Maliyet ve Sigorta)

CI, Incoterms’in resmi bir terimi değil, daha çok bazı firmaların faturalarında veya ERP sistemlerinde kullandığı kısa kod niteliğindedir. Genellikle “mal bedeli + sigorta” anlamına geldiği düşünülür; ancak navlun, gümrük ve diğer masrafların kime ait olduğu sözleşmede ayrıca açıklanmak zorundadır. Bu nedenle CI ile çalışırken, terime yüklenen anlam mutlaka yazılı olarak netleştirilmelidir. CI kullanırken dikkat etmeniz gerekenler:

  • Standart bir Incoterms terimi DEĞİL, bu yüzden yoruma açıktır
  • Çoğu uygulamada: Mal bedeli + sigorta primi içerdiği varsayılır
  • Navlun ve diğer masraflar için mutlaka ayrı maddeler yazılmalıdır
  • Resmî ve anlaşılır yapı için mümkün oldukça CIF veya CIP tercih edilmelidir
  • Yeni sözleşme yazıyorsan, CI gibi muğlak kodlar yerine açık Incoterms kullanman daha güvenli olur

4. CIF – Cost, Insurance and Freight (Maliyet, Sigorta ve Navlun)

CIF, denizyolu ve iç suyolu taşımalarında kullanılan klasik bir teslim şeklidir ve satıcının hem navlunu hem de minimum sigortayı üstlenmesini öngörür. Satıcı, malları yükleme limanında gemiye yükler, varış limanına kadar navlunu öder ve alıcı lehine sigorta yaptırır; ancak risk, mal gemi güvertesini geçtiği anda alıcıya geçer. Bu model, alıcının lojistik organizasyonla fazla uğraşmak istemediği senaryolarda özellikle tercih edilir. CIF seçerken akılda tutmanız gerekenler:

  • Sigortayı kim yaptırır? → Satıcı, alıcı lehine poliçe düzenler
  • Risk ne zaman geçer? → Mal, yükleme limanında gemiye yüklendiği anda alıcıya geçer
  • Kullanım alanı: Yalnız denizyolu/iç suyolu (konteyner, dökme yük, proje yük)
  • Alıcı açısından artısı: Navlun + sigorta satıcı tarafından organize edilir
  • Satıcı açısından eksi: Navlun ve sigorta pazarlığı, yanlış hesaplanırsa kâr marjını daraltabilir

5. CIP – Carriage and Insurance Paid To (Taşıma ve Sigortası Ödenmiş Teslim)

CIP, tüm taşıma türlerinde kullanılabilen ve satıcının hem navlunu hem de sigortayı üstlendiği gelişmiş bir teslim şeklidir. Satıcı, malları ilk taşıyıcıya teslim edinceye kadar tüm hazırlığı yapar ve belirlenen varış noktasına kadar taşıma bedelini öder, ayrıca sözleşmede öngörülen kapsamda sigorta yaptırır. Ancak risk, mallar ilk taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer; sigorta ise alıcı lehine çalışmaya devam eder. CIP için örnek ve ipuçları:

  • Uygun senaryo:
    • Kombine taşımalar (TIR + gemi + iç nakliye)
    • Alıcının taşıma organizasyonuna karışmak istemediği satışlar
  • Satıcı:
    • Navlunu öder, sigortayı alıcı lehine yaptırır
    • İhracat gümrüğü ve iç taşıma onun sorumluluğunda
  • Alıcı:
    • Risk, ilk taşıyıcıya teslimden sonra alıcıya geçer
    • İthalat gümrüğü, vergiler ve son nokta dağıtımı genellikle ona aittir

6. CPT – Carriage Paid To (Taşıma Ücreti Ödenmiş Teslim)

CPT’de satıcı, malları belirlenen varış noktasına kadar gönderecek taşıma ücretini kendi cebinden öder; fakat sigorta yaptırmak zorunda değildir. Risk, CIP’te olduğu gibi, mallar ilk taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer; yani transit sürecinde olabilecek hasar, alıcının üstlendiği bir risktir. Bu model, navlun pazarlığını kendisi yapmak isteyen ama sigortayı alıcıya bırakan satıcılar için idealdir. CPT kullanımına dair bilgiler:

  • Satıcı:
    • Varış noktasına kadar taşıma ücretini öder
    • İhracat gümrüğü ve yükleme organizasyonunu yürütür
  • Alıcı:
    • Sigortayı kendisi yaptırır (isterse)
    • Risk, ilk taşıyıcıya teslim anından itibaren ona geçer
  • En uygun olduğu durumlar:
    • Karayolu/demiryolu ağı güçlü satıcılar
    • Alıcının sigortayı kendi global poliçesi ile yönetmek istediği durumlar

7. DAF – Delivered At Frontier (Sınırda Teslim)

DAF, Incoterms’in eski versiyonlarında yer alan ve artık resmî listede olmayan bir teslim şeklidir; malların belirlenen sınır kapısında teslim edildiğini ifade eder. Satıcı, ihraç ülkesinde gümrük çıkışını tamamlayıp malları sınır noktasına kadar getirir; bu noktadan itibaren masraf ve risk alıcıya geçer. Güncel uygulamada, DAF’in yerini çoğunlukla DAP veya FCA almaktadır. DAF’le karşılaşırsanız yapmanız gerekenler:

  • Eski sözleşmelerde görebilirsiniz; yeni sözleşmeye yazma → yerine DAP/FCA kullan
  • Teslim noktası: “Frontier” mutlaka sınır kapısı adıyla (ör. Kapıkule) birlikte yazılmalı
  • Gümrük soruları:
    • İhracat gümrüğü → satıcı
    • İthalat gümrüğü → alıcı
  • Revizyon önerisi: “DAF Kapıkule” yazan maddeyi “DAP … / FCA …” ile güncellemek, sigorta ve taşıma sorumluluklarını daha netleştirir

8. DAP – Delivered At Place (Belirlenen Yerde Teslim)

DAP, satıcının malları alıcının ülkesinde kararlaştırılan bir noktaya kadar tüm taşıma ve riskleri üstlenerek getirdiği teslim şeklidir. Satıcı; ihracat gümrüğünü, uluslararası taşımayı ve transit risklerini yönetir, malı alıcının kapısına veya belirlenen depoya kadar taşır. Alıcı ise ithalat gümrük işlemlerini ve ithalat vergilerini öder. DAP senaryosunun işleyişi:

  • Örnek: “DAP Riyad Warehouse”
    • Satıcı: Fabrikasından çıkış → liman → gemi → varış limanı → Riyad deposu taşımasını ayarlar
    • Alıcı: Riyad’ta ithalat gümrüğü + vergilerle ilgilenir
  • Avantajlar:
    • Alıcı için “neredeyse kapıya teslim” kolaylığı
    • Satıcı için navlun üzerinde pazarlık ve kontrol imkânı
  • Dikkat: Varış yerini mümkün olduğunca adres ve nokta bazında net tanımla (ör. “DAP Ankara, X Lojistik Deposu”).

9. DAT – Delivered At Terminal (Terminalde Teslim)

DAT, Incoterms 2010’da yer alan ve varış ülkesinde kararlaştırılan bir terminalde, boşaltılmış teslim anlamına gelen bir terimdi. Satıcı, malları varış terminaline kadar getirir, boşaltır ve terminal sahasında alıcının emrine sunar; alıcı ise terminalden sonraki iç taşıma ve ithalat gümrük işlemlerini üstlenir. Incoterms 2020 ile birlikte DAT kaldırılmış ve yerine DPU getirilmiştir. DAT ile çalışırken bilmeniz gerekenler:

  • DAT gördüğünüz eski sözleşmelerde:
    • Terminal adı net olmalı (ör. “DAT Ambarlı Container Terminal”)
    • Boşaltma masrafları satıcıya ait olduğu açıkça yazılmalı
  • Güncel terminoloji:
    • Yeni sözleşmelerde DPU kullanın; aynı mantığı daha açık ifade eder
  • Risk & masraf:
    • Terminale kadar taşıma + boşaltma → satıcı
    • Terminalden sonrasındaki tüm süreçler → alıcı

10. DDP – Delivered Duty Paid (Vergisi Ödenmiş Teslim)

DDP, satıcının alıcının ülkesinde belirlenen noktaya kadar tüm masraf ve vergileri üstlendiği en ağır sorumluluklu teslim şeklidir. Satıcı hem ihracat hem ithalat gümrük işlemlerini yürütür, ithalat vergileri ve KDV dahil tüm mali yükümlülükleri öder ve malı kapıda teslim eder. Alıcı, neredeyse sadece malı teslim almakla sorumludur. DDP kullanacaksanız şu soruları kendinize sorun:

  • Alıcı ülkenin vergi ve gümrük mevzuatına gerçekten hakim miyim?
  • İthalat vergileri, ek vergiler, KDV oranları ve muhtemel değişiklikleri fiyatıma doğru yansıttım mı?
  • Yerel bir gümrük/lojistik partnerim var mı, yoksa tüm risk tek başıma mı?
  • Avantaj: Alıcıya “tam hizmet” sunar, fakat yanlış hesaplama ciddi zarara yol açabilir

11. DDU – Delivered Duty Unpaid (Gümrük Resmi Ödenmemiş Teslim)

DDU, önceki Incoterms versiyonlarında yer alan ve satıcının malı alıcının ülkesindeki belirlenen yere kadar getirdiği, ancak ithalat vergilerini ödemediği teslim şeklidir. Satıcı taşıma ve ihracat tarafını üstlenirken, ithalat gümrük işlemleri ve vergiler alıcıya ait olur. Günümüzde DDU resmi olarak kullanılmamakta, anlam bakımından çoğunlukla DAP ile karşılanmaktadır. DDU için detaylar:

  • Dış yazışmada: DDU yerine DAP yazman önerilir
  • Sorumluluk bölümü:
    • Satıcı → kapıya kadar taşıma, ihracat gümrüğü
    • Alıcı → ithalat gümrüğü, vergiler, KDV
  • Eski sözleşmelerde DDU görürsen:
    • “İthalat vergileri alıcıya aittir” ifadesinin metinde özellikle teyit edilmesini sağla

12. DEQ – Delivered Ex Quay (Rıhtımda Teslim, Vergiler Ödenmiş)

DEQ, denizyolu taşımacılığında kullanılan eski bir terim olup, malların varış limanında rıhtım üzerinde, boşaltılmış ve gümrük vergileri ödenmiş şekilde teslimini anlatır. Satıcı, gemiden boşaltmaya ve ithalat vergilerinin ödenmesine kadar süreci üstlenir; rıhtımda teslimden sonra iç taşıma ve depolama alıcıya geçer. Güncel Incoterms setinde yer almadığı için yeni sözleşmelerde kullanılmamalıdır. DEQ senaryosunu nasıl yorumlanır:

  • Teslim noktası: Varış limanının rıhtımı / quay
  • Satıcı:
    • Gemiden boşaltma + ithalat vergileri (genelde)
    • Rıhtım teslimine kadar tüm risk
  • Alıcı:
    • Rıhtımdan sonraki iç taşıma ve depolama
  • Tavsiye: Yeni kontratlarda DEQ yerine duruma göre DPU veya DAP + vergi maddesi kullan

13. DES – Delivered Ex Ship (Gemide Teslim)

DES, eski Incoterms terimlerinden biridir ve malların varış limanında geminin üzerinde, boşaltılmadan alıcıya teslim edildiğini ifade eder. Satıcı, malı varış limanına kadar getirir, gemide teslim eder; boşaltma, liman masrafları ve ithalat gümrüğü alıcıya aittir. Bugün resmi olarak kullanılmamaktadır ve yerine daha net terimler tercih edilmelidir. DES kullanılan durumlarda dikkat:

  • Teslim anı: Mal varış limanında gemide alıcının emrine hazırlanır
  • Satıcı: Varış limanına kadar taşıma ve risk
  • Alıcı:
    • Gemiden boşaltma
    • Liman masrafları, ithalat işlemleri
  • Uygulama: Yeni sözleşme yapıyorsan DES yerine çoğunlukla DAP/DPU gibi terimleri tercih et

14. DPU – Delivered At Place Unloaded (Belirlenen Yerde Boşaltılmış Teslim)

DPU, Incoterms 2020 ile gelen bir terimdir ve satıcının malları alıcının ülkesinde belirlenen noktaya kadar taşımakla kalmayıp boşaltmayı da üstlendiği teslim şeklidir. Yani DAP’ten farkı, teslim yerinde boşaltma sorumluluğunun da satıcıya ait olmasıdır. Alıcı, teslim yerinde boşaltılmış halde hazır malları devralır; ithalat gümrüğü ve vergiler ise sözleşmedeki anlaşmaya göre genellikle alıcıya aittir. DPU ne zaman tercih edilir:

  • Alıcının sahasında uygun boşaltma ekipmanı yoksa
  • Satıcının düzenli olarak aynı noktaya sevkiyat yaptığı durumlarda
  • Örnek: “DPU İstanbul, Alıcı Deposu” → Satıcı, depoya kadar getirir ve boşaltmayı da yapar
  • Risk paylaşımı:
    • Varış yerinde boşaltma bitene kadar satıcı
    • Boşaltmadan sonra alıcı

15. EXQ – Ex Quay (Rıhtımda Teslim)

EXQ, çoğu zaman DEQ/Ex Quay mantığında kullanılan, fakat resmi olmayan bir koddur. Genellikle denizyolu sevkiyatlarında, malların varış limanı rıhtımında boşaltılmış şekilde teslim edildiğini ifade eder; vergilerin ödenip ödenmediği ise ayrıca belirtilmelidir. Standart Incoterms içinde yer almadığı için yeni sözleşmelerde kullanılmaması, yerine DPU/DAP gibi terimlerin tercih edilmesi tavsiye edilir. EXQ ile karşılaşma durumunda yapmanız gerekenler:

  • EXQ = “Rıhtımda teslim” gibi okunur, ama detayını sözleşmeden doğrula
  • Şu soruları mutlaka sor:
    • Boşaltma kimde? (genelde satıcı)
    • İthalat vergileri kimde? (mutlaka yazılı olmalı)
  • Dış tarafla yazışırken, EXQ yerine “DPU … port” veya “DAP … + boşaltma satıcıya ait” gibi net ifadeler kullanın

16. EXS – Ex Ship (Gemide Teslim)

EXS, pratikte “Ex Ship / DES benzeri” olarak kullanılan ve resmi olmayan bir koddur. Burada mallar varış limanında geminin üzerinde alıcının emrine hazır tutulur; boşaltma ve liman masrafları alıcıya aittir. Tıpkı DES’te olduğu gibi, teslim anının gemi üzerinde gerçekleşmesi, taraflar arasındaki risk paylaşimi açısından kritik önemdedir. EXS için detaylar:

  • Teslim noktası: Varış limanında gemi
  • Satıcı: Varış limanına kadar taşıma + risk
  • Alıcı: Gemiden boşaltma, liman giderleri, ithalat gümrüğü
  • Öneri: EXS kodu geçiyorsa anlamını sözleşmede açık yaz; yeni sözleşmelerde Incoterms 2020 terimlerine (DAP, DPU vb.) geçmeyi düşün

17. EXW – Ex Works (İşyerinde/Fabrikada Teslim)

EXW, satıcı için en hafif sorumluluklu teslim şeklidir ve malların satıcının işyerinde, deposunda veya fabrikasında hazır edilmesiyle teslim sayılmasını öngörür. Normal yorumda yükleme, ihracat gümrüğü, ana taşıma ve sigorta alıcıya aittir; satıcı sadece malları kendi kapısında, üzerinde anlaşılan tarihte hazır bulundurur. Özellikle ihracata yeni başlayan veya lojistik organizasyonu güçlü olmayan satıcılar tarafından tercih edilir. EXW kullanırken bilmeniz gerekenler:

  • Satıcı:
    • Malı kendi sahasında hazır eder
    • Yükleme, gümrük vb. teorik olarak sorumluluğunda değildir (ama pratikte çoğu zaman destek olur)
  • Alıcı:
    • Yükleme, ihracat gümrüğü, ana taşıma, sigorta, ithalat gümrüğü… hepsi onda
  • Dikkat: Bazı ülkelerde ihracat gümrüğünü yalnız yerel firma yapabildiği için, EXW yerine FCA tercih etmek hukuki açıdan daha sağlıklı olabilir

18. FAS – Free Alongside Ship (Gemi Yanında Teslim)

FAS, denizyolu taşımalarında kullanılan ve malların yükleme limanında geminin bordasında, rıhtımda teslim edildiğini ifade eden bir terimdir. Satıcı, malları geminin yanaştığı rıhtıma kadar getirir ve geminin yanına yerleştirir; bu noktadan sonra yükleme ve gemi içi süreçler alıcıya aittir. Özellikle dökme yüklerde veya özel liman operasyonlarında tercih edilebilir. FAS için örnekli anlatım:

  • Örnek: “FAS İzmir Port”
    • Satıcı: Malları İzmir limanında geminin yanaştığı rıhtıma getirir
    • Alıcı: Gemide yükleme, deniz navlunu, sigorta ve varış tarafı
  • Kullanım alanı: Dökme yük, proje yüklerinde; fakat konteyner taşımalarında genelde tavsiye edilmez
  • Öneri: Standart konteyner taşımalarında FCA/FOB/CFR/CIF daha çok tercih edilir

19. FCA – Free Carrier (Taşıyıcıya Teslim)

FCA, tüm taşıma türlerinde kullanılabilen ve pratikte EXW’e göre daha dengeli bir teslim şeklidir. Satıcı, malları kararlaştırılan noktada (kendi sahasında veya bir terminalde) taşıyıcıya teslim eder ve çoğu uygulamada ihracat gümrük işlemlerini de üstlenir. Risk, malların taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. Neden EXW yerine FCA önerilir:

  • İhracat gümrüğü çoğu ülkede satıcının adıyla yürütülmek zorunda olabilir
  • FCA ile:
    • Satıcı → gümrük çıkışını yapar, taşıyıcıya teslim eder
    • Alıcı → ana taşıma, sigorta, ithalat süreci
  • Örnek nokta seçimleri:
    • “FCA Satıcı Fabrikası – Bursa”
    • “FCA X Lojistik Terminali – İstanbul”

20. FOA – Free On Airport (Havalimanında Teslim)

FOA, resmi Incoterms terimi olmayan ama özellikle hava kargo süreçlerinde kullanılan yerel bir koddur. Amacı, malların belirlenen havaalanında, muhtemelen taşıyıcıya teslim edilmesini ifade etmektir. Standart uygulamada FOA yerine Incoterms’te yer alan FCA (Airport …) yapısının kullanılması tavsiye edilir. FOA kullanımı için ipuçları:

  • Anlam: “Havalimanında taşıyıcıya teslim” gibi okunur, ama mutlaka sözleşmede tanımlanmalıdır
  • Örnek: “FOA Istanbul Airport” → pratikte “FCA Istanbul Airport” ile aynı niyet olabilir
  • Öneri:
    • Resmiyet ve anlaşılırlık için: “FCA Istanbul Airport – Turkish Cargo Terminal” gibi açık bir ifade kullanın

21. FOB – Free On Board (Gemide/Güvertede Teslim)

FOB, denizyolu taşımacılığında en çok kullanılan teslim şekillerinden biridir ve satıcının malları yükleme limanında geminin güvertesine yükleyene kadar tüm masraf ve riski üstlenmesini öngörür. Mal gemi güvertesini geçtiği anda risk alıcıya geçer; alıcı, deniz navlununu ve sigortayı kendi bütçesiyle yönetir. Klasik “FOB İzmir – Navlun alıcıya ait” senaryosu bu mantığa dayanır. FOB’un temel özellikleri:

  • Kullanım alanı: Denizyolu; özellikle dökme yük ve bazı geleneksel akışlar
  • Satıcı:
    • Yükleme limanına kadar iç taşıma
    • Gemide yüklemeye kadar risk ve masraf
    • İhracat gümrüğü
  • Alıcı:
    • Deniz navlunu, sigorta, varış limanı masrafları
  • Not: Konteyner taşımacılığında, bazı uzmanlar FCA + deniz navlunu ayrı yapılarını daha sağlıklı buluyor

22. FOR – Free On Rail (Trendeki Teslim)

FOR, demiryolu taşımalarında kullanılan eski bir ifadedir ve malların tren vagonu üzerinde teslim edildiğini anlatır. Satıcı, malları kararlaştırılan istasyona getirip vagona yükledikten sonra teslim sorumluluğunu tamamlar. Güncel Incoterms setinde FOR yer almaz; benzer mantık bugün çoğunlukla FCA (Rail Terminal …) ile uygulanır. FOR ile karşılaşmanız durumunda:

  • Anlamı: “Demiryolu vagonunda teslim” → FCA Rail Terminal mantığına çok yakın
  • Satıcı: İstasyona kadar iç taşıma + vagon yükleme organizasyonu
  • Alıcı: Ana demiryolu navlunu, sigorta ve varış işleri
  • Öneri:
    • Yeni kontratlarda “FOR” yerine: “FCA Ankara Train Station – Rail Terminal” gibi açık Incoterms kullanın

23. FOT – Free On Truck/Trailer (Kamyonda Teslim)

FOT, özellikle kara taşımacılığında kullanılan lokal bir ifadedir ve malların kamyon veya treylerin üzerinde teslim edildiğini gösterir. Satıcı, malları belirlenen yerde kamyona yükleyip taşıyıcıya teslim ettikten sonra sorumluluğunu tamamlar. Bu yapı, Incoterms açısından bakıldığında yine FCA mantığına yakındır. FOT için genel çerçeve:

  • Teslim noktası: Genelde satıcı sahası veya terminalde kamyon üstü
  • Satıcı: Yükleme ve taşıyıcıya teslim süreci
  • Alıcı: Ana karayolu navlunu, sigorta, varış ve boşaltma
  • Öneri: FOT yerine “FCA + yer tanımı” kullanın, böylece Incoterms ile uyumlu ve anlaşılır olursunuz

24. XXX – Other / Diğer Teslim Şekli (Özel Koşullar)

XXX, çoğu ERP ve ticari sistemde “diğer / özel teslim şekli” anlamına gelen genel amaçlı bir koddur. Resmî bir Incoterms terimi değildir; bir nevi “buraya serbest metin girilecek” demektir. XXX kullanıldığında, teslim şeklinin detayları mutlaka ayrı bir açıklama alanında, madde madde yazılıp netleştirilmelidir. XXX kullanırken altın kurallar:

  • Asla tek başına bırakmayın → yanına mutlaka şu bilgileri ekleyin:
    • Teslim yeri (adres, liman, depo vs.)
    • Masraf paylaşımı (kim nereye kadar öder?)
    • Risk noktası (hangi anda alıcıya geçer?)
  • Mümkünse: XXX yerine uygun bir Incoterms kodu bulmaya çalışın; bulamıyorsanız, “XXX – özel koşullar aşağıda açıklanmıştır” diyerek detayları sözleşmeye ekleyin
  • Örnek kullanım:
    • “XXX – Vendor Managed Delivery, tüm lojistik satıcıda, ithalat vergileri alıcıda” gibi çıplak ve net bir metinle destekleyin

Incoterms ve Dış Ticarette Teslim Kodlarının Rolü

Incoterms; satıcı ve alıcının hangi masrafları üstleneceğini, riskin ne zaman devredileceğini ve taşımanın kim tarafından organize edileceğini tanımlayan, üç harften oluşan uluslararası teslim kodlarıdır. EXW, FOB, CIF veya DAP gibi kodlar, tek başına bütün süreci özetlediği için, tekliften gümrük beyannamesine kadar her belgede aynı biçimde kullanılır. Teslim kodlarının ihracatçı açısından öne çıkan yönleri:

  • Sözleşme ve faturalarda tek satırla geniş bir yükümlülük çerçevesi ifade edilebilir.
  • Banka akreditiflerinde, taşıma ve sigorta belgeleriyle uyum kolaylaşır.
  • Yanlış seçilen teslim kodu, beklenmedik navlun veya sigorta masraflarını satıcının üstlenmesine yol açabilir.
Incoterms kuralları doğrudan kanun değildir; ancak sözleşmeye yazıldığında taraflar için bağlayıcı bir ticari standart hâline gelir.

Teslim Şekilleri ile İlgili Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada pek çok uyuşmazlık, teslim kodunun yanlış anlaşılmasından ya da teklif-sözleşme-belgelerde farklı biçimlerde yazılmasından kaynaklanır. Özellikle “satıcı navlunu ödüyorsa risk ondadır” gibi yanlış genellemeler, hasarlı yüklerde kimin sorumlu olduğu konusunda uzun tartışmalara yol açar. Sık rastlanan hatalardan bazıları şunlardır:

  • Teslim kodunun yanına yıl yazmamak ve eski Incoterms sürümlerine atıf yapıldığını zannetmek.
  • Deniz taşımacılığına uygun olmayan kodları (örneğin FOB) konteyner taşımalarında kontrolsüz kullanmak.
  • Teklifte bir teslim kodu, sözleşmede başka bir teslim kodu kullanıp sonradan hangi metnin esas alınacağı konusunda anlaşmazlığa düşmek.
  • DDP gibi satıcıya çok ağır sorumluluk yükleyen teslim şekillerini, hedef ülkedeki vergi ve mevzuat bilinmeden kabul etmek.
  • Sigorta ve boşaltma masraflarının hangi tarafa ait olduğunun sözleşmede açıkça belirtilmemesi.
Teslim kodunu belirledikten sonra teklif, sözleşme, fatura ve gümrük beyannamesinde aynı şekilde geçmesine özellikle dikkat edilmelidir.

İhracatçı Açısından Teslim Şekli Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Teslim şekli seçimi, çoğu zaman satış ekibinin “alışkanlıkla” yaptığı bir tercih gibi görünse de aslında finans, lojistik ve hukuk açısından önemli sonuçlara sahiptir. Yanlış seçilmiş bir teslim şekli; beklenmedik navlun artışını, sigorta boşluğunu veya gümrük cezasını satıcının sırtına yükleyebilir. Teslim şekli seçerken göz önünde bulundurulması gerekenler:

  • İhracatçının lojistik ve gümrük operasyon kapasitesi.
  • Alıcının ülkesindeki mevzuat ve gümrük uygulamalarına hâkimiyet düzeyi.
  • Ürünün değeri, kırılganlığı ve sigorta ihtiyacı.
  • Taşıma türü (deniz yolu, kara yolu, hava yolu, çoklu taşıma).
  • Müşteriyle uzun vadeli ilişki hedefi ve pazarlık gücü.
DurumTercih Edilebilecek Yaklaşım
Lojistik gücü yüksek satıcıC veya D grubu teslimler
Alıcının ülkesi riskli veya bilinmiyorF grubu teslimler
Küçük ve yeni ihracatçıBasit ve net şartlı FCA / FOB
Satış teklifinden önce teslim şeklini finans, lojistik ve hukuk birimleriyle birlikte gözden geçirmek, olası riskleri masaya gelmeden fark etmenizi sağlar.

Örnek Senaryo ile Teslim Şekli Karşılaştırması

Aynı yük için farklı teslim şekilleri kullanıldığında, masraf ve sorumluluk dağılımı kökten değişebilir. Örneğin Türkiye’den bir Avrupa limanına gönderilen makine ihracatında FOB, CIF, DAP ve DDP seçenekleri; navlun, sigorta ve gümrük işlemleri açısından tamamen farklı bir tablo ortaya çıkarır. Teslim şekillerinin temel farklarını örnek olarak şöyle özetleyebiliriz:

KriterFOBCIFDAPDDP
NavlunAlıcıSatıcıSatıcıSatıcı
Taşıma sigortasıAlıcıSatıcıTarafların anlaşmasına bağlıTarafların anlaşmasına bağlı
İthal gümrükAlıcıAlıcıAlıcıSatıcı
Risk devriYük gemiye yükleninceYük gemiye yükleninceVarış ülkesindeki noktaVarış ülkesindeki nokta
Aynı fiyat teklifini farklı teslim şekilleriyle sunmak, müşterinin bütçesine ve operasyon gücüne en uygun modeli birlikte seçmenize yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular

İhracat ve ithalatta teslim şekli neden bu kadar önemli?

Teslim şekli; riskin ne zaman alıcıya geçtiğini, hangi noktaya kadar masrafın satıcıya, hangi noktadan sonra alıcıya ait olduğunu belirler. Yanlış seçilmiş veya muğlak bırakılmış bir teslim şekli, navlun, sigorta, gümrük ve demuraj gibi kalemlerde ciddi anlaşmazlıklara yol açabilir.

Incoterms neyi düzenler, neyi düzenlemez?

Incoterms yalnızca teslim yeri, risk devri ve belirli masraf paylaşımlarını düzenler; ödeme şekli, mülkiyet devri, fiyatlandırma, sözleşme cezaları ya da ürün sorumluluğu gibi konular Incoterms’in değil, satış sözleşmesinin diğer maddeleriyle düzenlenir.

CF, CI, FOA, FOR, FOT, EXQ, EXS gibi kodlar neden bazen karışıklık yaratıyor?

Bu kodların çoğu resmi Incoterms terimi değildir; genellikle ERP / muhasebe sistemlerinde kullanılan iç kısaltmalardır. Standart bir tanımı olmadığı için her firma farklı anlam yükleyebilir; bu yüzden bunlar kullanıldığında, mutlaka sözleşmede ayrıntılı açıklama yazılması gerekir.

EXW ile FCA arasındaki temel fark nedir, neden FCA daha çok öneriliyor?

EXW’de satıcı malı yalnızca kendi sahasında hazır eder; yükleme ve ihracat gümrüğü normalde alıcıya aittir. FCA’da ise satıcı, ihracat gümrüğünü tamamlar ve malı taşıyıcıya teslim eder. Birçok ülkede ihracat işlemi yalnız yerel firma üzerinden yürütülebildiği için, pratikte EXW yerine FCA kullanmak hukuken ve operasyonel olarak daha sağlıklı kabul edilir.

FOB ile CIF arasındaki farkı nasıl akılda tutabilirim?

FOB’da satıcı, malı gemiye yükleyene kadar sorumludur; navlun ve sigorta alıcıya aittir. CIF’te ise satıcı, varış limanına kadar hem navlunu öder hem de alıcı lehine minimum sigorta yaptırır. Kısa hafıza cümlesi: FOB = “Gemide bırakırım”, CIF = “Gemide bırakırım + Navlun + Sigorta benden”.

CIF ile CIP arasındaki fark nedir, hangisi ne zaman kullanılır?

CIF sadece denizyolu/iç suyolu taşımalarında geçerlidir; CIP ise tüm taşıma türlerinde (kara, hava, multimodal) kullanılabilir. Her ikisinde de satıcı navlun ve sigortayı üstlenir, risk ilk taşıyıcıya/gemiye teslim anında alıcıya geçer. Deniz ağırlıklı klasik sevkiyatlarda CIF, karma taşımalarda ve modern sözleşmelerde CIP tercih edilir.

CPT ile CIP arasındaki fark neye dayanıyor?

Her ikisinde de satıcı, belirlenen varış noktasına kadar taşıma bedelini öder; ancak CIP’te satıcı ayrıca sigorta yaptırmakla yükümlüdür, CPT’de böyle bir zorunluluk yoktur. Yani CPT = navlun ödenmiş, CIP = navlun + sigorta ödenmiş olarak özetlenebilir.

DAP ile DDP arasındaki en kritik fark nedir?

DAP’ta satıcı varış ülkesindeki belirlenen noktaya kadar taşıma ve riskleri üstlenir; ithalat gümrük işlemleri ve vergiler alıcıya aittir. DDP’de ise satıcı, ithalat gümrük işlemleri ve vergiler dâhil tüm mali yükü üstlenir. Kısaca: DAP = kapıya kadar ama vergi alıcıda, DDP = kapıya kadar ve vergi de satıcıda.

DPU neyi ifade eder, DAP’ten farkı nedir?

DPU’da satıcı, malları alıcının ülkesinde belirlenen noktaya kadar getirir ve orada boşaltmayı da üstlenir. DAP’te satıcı yalnızca teslim noktasına kadar taşır; boşaltma sorumluluğu alıcıdadır. Boşaltma ekipmanı veya iş gücü açısından zayıf sahalarda DPU, alıcı için önemli bir avantaj sağlar.

DAT, DAF, DEQ, DES, DDU gibi eski terimler hâlâ geçiyorsa ne yapmalıyım?

Bu terimler Incoterms’in eski sürümlerinde yer alıyordu, yeni setlerde resmi olarak kullanılmıyor. Eski sözleşmelerde veya ERP kayıtlarında karşına çıkarsa: önce ne kastedildiğini metinden netleştir, sonra mümkünse yeni sözleşmelerde bunları DAP, DPU, FCA, CIP, DDP gibi güncel terimlerle değiştirmeyi öner; böylece risk ve masraf paylaşımı daha net olur.

XXX teslim kodu ne anlama geliyor, nasıl kullanılmalı?

XXX genellikle “diğer/özel teslim şekli” anlamına gelen genel amaçlı bir koddur ve tek başına hiçbir şey ifade etmez. Böyle bir kod kullanıyorsan mutlaka yanına; teslim yeri, risk noktasının neresi olduğu, kim nereye kadar hangi masrafı öder gibi bilgiler ayrıntılı bir metin olarak eklenmelidir; aksi hâlde yorum farkları ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.

Teslim şekli ile ödeme şekli (akreditif, mal mukabili vb.) birbirine karıştırılırsa ne olur?

Teslim şekli lojistiği, ödeme şekli paranın nasıl tahsil edileceğini belirler; ikisi birbirinden bağımsız ama uyumlu tasarlanmalıdır. Örneğin FOB + mal mukabili gibi bir kombinasyon, deniz riskinin ve tahsilat riskinin büyük kısmını alıcı/satıcı taraflarından birine yükleyebilir; bu yüzden ikisi birlikte değerlendirilmeden tek başına karar vermek sağlıklı değildir.

Sözleşmeye yalnız üç harfli kod yazmak yeterli midir?

Hayır, yalnızca kodu yazmak (örneğin “CIF” yazıp geçmek) eksik bir tanımdır. Mutlaka yanına yer/liman/depo adı eklenmelidir: “CIF Hamburg”, “DAP Ankara Depo” gibi. Ayrıca karma kodlar (CF, CI, FOA, XXX vb.) kullanılıyorsa, sözleşme metninde bu kodların neyi ifade ettiği açıkça tarif edilmelidir.

Teslim şeklini seçerken ihracatçı olarak nelere bakmalıyım?

Kendi lojistik kapasiteni, hedef ülke mevzuat bilgisini, navlun pazarlık gücünü, alıcının beklentisini ve pazardaki rekabet düzeyini birlikte değerlendirmelisin. Yeni başlayan ihracatçılarda genellikle FCA/FOB, CFR/CIF gibi orta seviyeli risk paylaşımı uygun olur; DDP gibi ağır yükümlülükler ise ancak güçlü lojistik altyapısı ve yerel iş ortağı olan firmalar için mantıklıdır.

2 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu